The cold glass surface fogged up when exposed to warm air.
Soğuk cam yüzey, sıcak havayla temas edince hemen buğulandı.
After plating, the surface looked much more durable and polished.
Kaplama işleminden sonra yüzey çok daha dayanıklı ve düzgün göründü.
The artist used a sandy surface to create his textured painting.
Ressam, dokulu tablosunu yapmak için kumlu bir zemin kullandı.
During yoga, the gym mat provided a stable and comfortable surface.
Yoga sırasında spor minderi dengeli ve rahat bir zemin sağladı.
The lake's calm surface reflects the mountains perfectly at sunrise.
Gölün durgun yüzeyi, gün doğumunda dağları sanki birebir yansıtıyor.
Fish caused a small ripple as they swam near the surface.
Yüzeye yakın yüzen balıklar, suda küçük bir dalgalanma yarattı.
The technician used a sander to polish the metal surface perfectly.
Teknisyen, metal yüzeyi kusursuz parlatmak için zımpara makinesi kullandı.
Using sandpaper made the surface ready for a glossy varnish coat.
Zımpara kullanmak, yüzeyi parlak vernik katına hazır hâle getirdi.
This antique cup features a cracked glaze pattern on its surface.
Bu antika fincanın yüzeyinde çatlak görünümlü bir sır deseni var.
He placed the painting on a horizontal surface to dry properly.
Tablonun düzgün kuruması için onu yatay bir yüzeyin üzerine koydu.
Scientists study the surface of the earth using satellites and drones.
Bilim insanları, uydular ve dronlar kullanarak dünyanın yüzeyini incelerler.
The frozen lake surface began to thaw after several warm days.
Donmuş gölün yüzeyi, birkaç sıcak günün ardından çözülmeye başladı.
She prefers a sturdy work surface for all her sewing activities.
Tüm dikiş işleri için sağlam bir çalışma yüzeyi tercih ediyor.