Anger management techniques taught her how to breathe deeply to relax.
Öfke kontrolü teknikleri ona gevşemek için derin nefes almayı öğretti.
Yesterday, the geneticist published a paper on gene editing techniques.
Dün genetikçi, gen düzenleme teknikleri üzerine bir makale yayımladı.
The book teaches techniques to stay connected with the present moment.
Kitap, şu anla bağlantıda kalmana yardımcı olacak teknikler öğretiyor.
Restoring the old art object required expert knowledge of traditional techniques.
Eski sanat eserini onarmak, geleneksel teknikler konusunda uzmanlık gerektirdi.
The sailors learned proper anchorage techniques to avoid accidents at sea.
Denizciler, denizde kazaları önlemek için doğru demirleme tekniklerini öğrendiler.
The missionary organized workshops to improve agricultural techniques in rural areas.
Gönüllü, kırsal bölgelerde tarım tekniklerini geliştirmek için atölyeler düzenledi.
The artist is well schooled in various painting techniques and styles.
Ressam, çeşitli resim teknikleri ve stilleri konusunda oldukça yetkindir.
Our class welcomed a famous sketcher who taught us drawing techniques.
Sınıfımız, bize çizim teknikleri öğreten ünlü bir eskizciyi ağırladı.
She learned new techniques to better oppose her rivals in matches.
Maçlarda rakiplerini daha iyi alt edebilmek için yeni teknikler öğrendi.
If you suffer from stress, try relaxing techniques like meditation.
Eğer yoğun stres altındaysan, meditasyon gibi gevşeme teknikleri denemelisin.
The artist's tool belt includes both traditional and digital techniques.
Sanatçının beceri setinde hem geleneksel hem de dijital teknikler bulunuyor.
The instructor gave students a lesson about first aid techniques yesterday.
Eğitmen dün öğrencilere ilk yardım teknikleri hakkında bir ders verdi.
Her fairly new painting style blends traditional techniques with digital art.
Görece yeni resim tarzı, geleneksel teknikleri dijital sanatla harmanlıyor.