Learning this neat trick will help you save time while cooking.
Bu pratik numarayı öğrenmek, yemek yaparken sana zaman kazandırır.
Every morning, she takes time to curl her hair neatly.
Her sabah, saçlarını özenle bukle yapmak için zaman ayırır.
His rickety legs trembled after standing for such a long time.
Uzun süre ayakta kaldıktan sonra, mecalsiz bacakları titremeye başladı.
She tried a new hobby for a time before losing interest.
Bir süre yeni bir hobi denedi, sonra ilgisini kaybetti.
The holiday season is a special time for our blended family.
Yılbaşı dönemi bizim karma ailemiz için çok özel bir zamandır.
By request, the library extends borrowing time for certain books.
İstek hâlinde, kütüphane bazı kitapların ödünç alma süresini uzatıyor.
He looked sideways just in time to avoid the falling object.
Düşen cisimden son anda kaçınmak için tam zamanında yana baktı.
The metaphor in the painting depicts time as a flowing river.
Tablodaki mecaz, zamanı akan bir nehir gibi tasvir ediyor.
She spent one-fifth of her vacation time visiting museums and landmarks.
Tatil süresinin beşte birini müze ve tarihi yerleri gezerek geçirdi.
The grant is contingent on submitting all required documents on time.
Hibenin verilmesi, gerekli tüm belgelerin zamanında teslim edilmesine bağlıdır.
The optimal cooking time for pasta is eight to ten minutes.
Makarna için en ideal pişme süresi sekiz ila on dakikadır.
His cyclic headaches often occurred at the same time each month.
Döngüsel baş ağrıları çoğunlukla her ay aynı zamanlarda ortaya çıkıyordu.
Delivery time is an important factor to consider when choosing suppliers.
Tedarikçi seçerken teslimat süresi dikkate alınması gereken önemli bir faktördür.