Vertaling van "to implicate" in Turks
We konden deze vermelding niet vinden. Er worden benaderende resultaten weergegeven. Controleer je spelling of stel voor deze term aan het woordenboek toe te voegen.
Someone must have given it to the assassins to implicate us.
Birisi bizi suçlamak için katillere vermiş olmalı.
Those men were planted there to implicate him.
O cesetler onu suçlamak için konuldu.
There's not one shot to implicate him.
Onu suçlayacak tek bir kare bile yok.
No direct concrete evidence to implicate anyone.
Kimseyi suçlayacak hiçbir doğrudan delilim yok.
Some guy tried to implicate this letter carrier in a mail theft on his route.
Birisi, bu postacının rotasında posta hırsızlığı yapıp onu bulaştırmaya çalıştı.
Somebody, I don't know who, is trying to implicate me in a crime that I would never commit.
Kim olduğunu bilmediğim biri beni asla işlemeyeceğim bir suça bulaştırmaya çalışıyor.
If you had to implicate any of your colleagues, who would that be?
İş arkadaşlarınızdan birini suçlayacak olsanız bu kim olurdu?
You want to use me to implicate him and you can't.
Onu suçlamak için... beni kullanmaya kalkışmayın.
Somebody, I don't know who, is trying to implicate me in a crime that I would never commit.
Kim olduğunu bilmediğim biri... beni asla işlemeyeceğim bir suça bulaştırmaya çalışıyor.
No. Some guy tried to implicate this letter carrier in a mail theft on his route.
Hayır. Birisi, bu postacının rotasında posta hırsızlığı yapıp onu bulaştırmaya çalıştı.
The prosecutor seeks to implicate the mayor in bribery charges.
Savcı, rüşvet suçlamalarına belediye başkanını da dahil etmeye çalışıyor.
She hasn't said one thing to implicate herself.
O dedi biri değil kendini bulaştırmak için bir şey.
They have no evidence to implicate my man.
Adamımı buna bulaştırmaları için ellerinde hiçbir kanıt yok.