Armed combat broke out between the two rival factions at dawn.
Şafak vakti iki rakip grup arasında silahlı çatışma patlak verdi.
The ballerina were on sale, so she grabbed two pairs.
Babetler indirime girmişti, o da iki çift birden aldı.
Children in grade two often start learning about simple science concepts.
İkinci sınıftaki çocuklar genellikle basit fen bilgisi konularını öğrenmeye başlar.
Please be ready by the quarter of two for the appointment.
Randevu için lütfen en geç ikiye çeyrek kala hazır ol.
The big school has over two thousand students enrolled this year.
Bu büyük okulda bu yıl iki binden fazla öğrenci kayıtlı.
The border between the two countries acts as a clear borderline.
İki ülke arasındaki sınır, çok net bir çizgi oluşturur.
The brewing process of this craft beer takes about two weeks.
Bu el yapımı biranın mayalanma süreci yaklaşık iki hafta sürüyor.
By road, the package was delivered safely within two days.
Kara yoluyla gönderilen paket iki gün içinde güvenle teslim edildi.
They found a likeness in the two stories despite different settings.
Mekânları farklı olsa da iki hikâye arasında bir benzerlik buldular.
The two companies were locked in a struggle for market dominance.
İki şirket, pazar hâkimiyeti için kıyasıya bir mücadele içindeydi.
Every marriage vow is a promise that binds two people together.
Her nikâh yemini, iki insanı birbirine bağlayan bir sözdür.
A friendly rivalry developed between two sections within the busy newsroom.
Yoğun haber masasında iki birim arasında dostane bir rekabet oluştu.
Opting between two good job offers can be a tough decision.
İki iyi iş teklifi arasında tercih yapmak oldukça zor olabiliyor.