To become a good scribe, one must observe carefully and write precisely.
İyi bir gazeteci olabilmek için dikkatle gözlem yapmak ve titiz yazmak gerekir.
Students must write their names clearly on the examination paper.
Öğrenciler isimlerini sınav kâğıdının üzerine anlaşılır bir şekilde yazmak zorundadır.
Please write your name clearly on the name tag before entering.
İçeri girmeden önce lütfen ismini isimliğe okunaklı bir şekilde yaz.
We write prices using decimals instead of whole numbers to show cents.
Kuruşları göstermek için fiyatları tam sayı yerine ondalık sayılarla yazarız.
Whenever buying expensive items, I write a check for security reasons.
Pahalı bir şey alacağım zaman güvenlik açısından hep çek yazarım.
Please scrub out the wrong address and write the correct one clearly.
Lütfen yanlış adresi güzelce karala ve doğrusunu okunaklı bir şekilde yaz.
I always write down meetings in my appointment book to stay organized.
Düzenli kalmak için tüm toplantıları her zaman randevu defterime yazarım.
Readers often write an annotation to summarize chapters in their books.
Okuyucular, çoğu zaman bölümleri özetlemek için kitaplarına kısa notlar yazar.
Survivors often write memoirs celebrating the unexpected gift of life preserved.
Hayatta kalanlar, korunmuş beklenmedik yaşamın armağanını kutlayan anılar yazar sıkça.
Journalists write clear articles under pressure when breaking news just emerges.
Gazeteciler, son dakika haberleri çıktığında baskı altında net yazılar yazar.
Even in exile, he tried to keep up his spirits and write.
Sürgünde bile, moralini yüksek tutup yazmaya devam etmeye çalıştı.
I write in my journal when the spirit moves, often after midnight.
Günlüğe, çoğunlukla gece yarısından sonra, yalnızca içimden gelince yazarım.
Managing the project budget is below my pay grade; I only write reports.
Proje bütçesini yönetmek sorumluluk alanıma girmiyor; ben sadece rapor yazarım.