Telefon hattının data paketinde aylık kullanım için bir üst sınır bulunuyor.
The phone's data plan has an upper limit on monthly usage.
Günümüzde, her iki yılda bir data iki katına çıkıyor.
Currently, the amount of data doubles every two years.
Birçok insan senin donanım data 'n için nakit ödeyebilir.
Lots of people would pay cash for your equipment data.
Günümüzde data visualization için pek çok farklı bilgisayar programı kullanılıyor.
Today, many different computer programs are used for data visualization.
Elektronik data okyanus tabanı boyunca fiber optik kabloların içinden geçerek dolaşır.
Electronic data travels through fibre-optic cables which cross the ocean floor.
Ben, adli bilişim data analizi dalında bir uzmanım.
I am an expert in forensic computer data analysis.
O data kartını kullanarak adaleti sağlamanı isterdi.
She would want you to use that data card to get justice.
Eğer kuryeyi kaybedersek data sonsuza dek kaybolacak.
If we lose the courier... they've lost the data forever.
Silik data disklerini değil, seni istiyor.
Silik wanted you, not the data disks.
Diğer bir yöntem de data anahtar kelimesini kullanarak kendi tiplerinizi yaratmak.
Another method is to create your own types using the keyword data.
Bir data saklama şirketinin güvenliğinin başındayım.
I'm head of security at a data storage company.
Bu data blokları gruplanmış olarak metadata update edilmeden önce diske yazılmış olur.
These data blocks are written to disk before the metadata is updated.
Bu benim data bankamın ilk önerdiği yerdi.
This was the first place suggested by my data banks.