Vertaling van "devrederek" in Engels
We konden deze vermelding niet vinden. Er worden benaderende resultaten weergegeven. Controleer je spelling of stel voor deze term aan het woordenboek toe te voegen.
Personelinize, özgüvenlerini artıracak görevleri devrederek yetki verin.
Empower your staff by delegating tasks that build their confidence.
Çatışan öncelikleri, sorumlulukları akıllıca devrederek bir şekilde dengeledi.
She worked round the conflicting priorities by delegating responsibilities wisely.
Arabadan, mülkiyeti bir aile üyesine devrederek kurtulmaya karar verdiler.
They opted to dispose of the car by transferring ownership to a family member.
1890 yılından beri babadan oğula devrederek dördüncü kuşak olarak devam etmekteyiz.
Since 1890, we continue as the fourth generation by transferring from father to son.
Jackson'un görev yaptığı iki dönem süresinde, kabileler toplam 94 andlaşma imzaladılar ve milyonlarca hektarlık araziyi federal hükümete devrederek düzinelerle kabileyi atalarından kalma yerleşim bölgelerinden kopardılar.
In all, the tribes signed 94 treaties during Jackson's two terms, ceding millions of hectares to the federal government and removing dozens of tribes from their ancestral homelands.
Bazı görevleri devrederek iş yükünü yarıya indirmeye çalıştı.
Görevi başka birine devrederek fiilen işten sıyrıldı.
She effectively sidestepped the task by delegating it to someone else.
Görevleri başkalarına devrederek üzerindeki sorumluluk yükünden kurtuldu.
He unburdened himself of the responsibility by delegating tasks to others.
Rutin işleri ekibine etkin biçimde devrederek süreci iyileştirdi.
She improved the process by delegating routine tasks efficiently.
Bazı işleri ekip arkadaşlarına devrederek enerjisini tüketmemeye çalıştı.
He conserved his energies by delegating some tasks to his team members.
Sorumluluklarını güvendiği çalışma arkadaşlarına devrederek üzerindeki yükü hafifletti.
She took the strain off by delegating her responsibilities to trusted colleagues.
Sıkıcı işten, onu başkasına devrederek kurtuldum.
I got free of the boring task by delegating it to someone else.
Sorumluluk devrederek karmaşık kararlara pek karışmıyor.
He keeps out of complicated decisions by delegating responsibility.