Yazılım, kurulum sırasında oluşan bir disk hatası yüzünden çalışmadı.
The software failed because of a disk error during the installation.
Bu yuvarlak şekil, proje için tam bir disk gibi duruyor.
This round shape looks like a perfect disk for the project.
Bahçedeki maçımız sırasında bir uçan disk çitin üzerinden uçup gitti.
A flying disc flew over the fence during our backyard match.
Yazın dışarıda oynayalım diye yeni bir uçan disk seti aldık.
We bought a new flying disc set for summer outdoor activities.
Bilgisayarının dahili belleği dolduğunda harici disk ek depolama alanı sunar.
An external drive offers extra space when your computer's internal memory is full.
Tamam, öyle olursa, bir flash disk var...
Well, if he does, there's a flash drive...
Atış isabetini geliştirmek için her hafta sonu disk golfu çalıştı.
She practiced disc golf every weekend to improve her throwing accuracy.
Bu hafta sonu hayır amaçlı bir uçan disk turnuvası düzenledi.
He organized a flying disc tournament for charity this weekend.
İsabetini ve hızını geliştirmek için bir uçan disk takımına katıldı.
He joined a flying disc team to improve his accuracy and speed.
Yazılım, silinecek gereksiz dosyaları tespit etmek için disk alanını tarar.
The software scans the disc space to identify redundant files for deletion.
Uçan disk sporunda hızlı refleksler ve isabetli atış yeteneği çok önemlidir.
The flying disc sport requires quick reflexes and precise throwing skills.
Yeni parkta her seviyeden oyuncuya uygun birkaç disk golfu parkuru bulunuyor.
The new park includes several disc golf courses for players of all levels.
Güneşli bir öğleden sonra park, uçan disk oynayan insanlarla doluydu.
The park was filled with people playing flying disc on a sunny afternoon.