Her seferinde özel bir kodla açılan programlanabilir bir kilit taktırdık.
We installed a programmable lock that opens with a unique code every time.
Yeni arabamızda koltuk pozisyonları ve aynalar için programlanabilir ayarlar var.
Our new car has programmable settings for seat positions and mirrors.
Elektronik bir cihaz, ev aletlerini otomatik olarak kontrol edecek şekilde programlanabilir.
Edison, eğitim robot programlama dillerinden herhangi birini kullanarak programlanabilir.
Edison, eğitim robotu programlama dillerimizin herhangi biri kullanılarak programlanabilir.
Edison can be programmed using any of our educational robot programming languages.
Öğretmenler, matematik derslerinde öğrencilere yardımcı olmak için programlanabilir hesap makineleri kullanıyor.
Teachers use programmable calculators to assist students in math classes.
Bu, kendi başına tamamen programlanabilir ve adapte olabilen bir boru.
This is a completely programmable and adaptive pipe on its own.
Uçuş kontrolörünün çekirdeği genellikle programlanabilir bir "mikro denetleyici" dir.
The heart of a flight controller is often a programmable "microcontroller".
Bu yöntem en basit yöntemlerden biri olup, programlanabilir dondurucu gerektirmez.
It is a very simple procedure and requires practically no programmable freezing equipment.
Bir opsiyon olarak cihaz, programlanabilir fonksiyon butonları ile donatılmış olabilir.
As an option, the device can be equipped with programmable function buttons.
Hareket sensörlü elektronik anahtarlar gibi otomatik ve programlanabilir cihazlar kullanın.
Use automated and programmable devices, such as electronic switches with motion sensors.
Bu programlanabilir zamanlayıcı, gece yarısından sonra bahçe ışıklarını kapatarak elektrik tasarrufu sağlıyor.
This programmable timer turns the garden lights off after midnight to save power.
Bir konuşma sentezleyici, birden fazla dili net bir şekilde konuşacak biçimde programlanabilir.
A speech synthesizer can be programmed to speak multiple languages clearly.