It is Jewel Mayhew devilling me in my own house!
Jewel Mayhew kendi evimde bile beni rahat bırakmıyor!
Claire made the best devilled-ham sandwich in the history of devilling.
Claire soslu sandviç tarihindeki en ateşli şekilde soslanmış sandvici yaptı.
This is before he started devilling in politics, became governor.
Vali olup politikayla kirlenmeden önceki zamanlar.
plantation Page This is before he started devilling in politics, became governor.
Büyükbabam I. Carter Page. Tarlacı Page. Vali olup politikayla kirlenmeden önceki zamanlar.
Other results
At first we tried to keep up but after a month of boiling, frying and deviling like that movie The Blob, we were being overtaken by eggs.
İlk başlarda yetişmeye çalıştık haşlama, kızartma, kavurmayla geçen bir ayın sonunda "The Blob" filmindeki gibi, yumurtalara yenik düştük.
It's better he hurt himself dare-deviling for the Internet than getting beat by a drunk foster father.
Kendisini internetin tehlikeli oyunları ile incitmesi alkolik bir babanın dayağından daha iyidir.
It's an old trick, you know, deviling your neighbor into a war.
Komşunu bir savaşa sokmak eski bir numara.
It's Jewel Mayhew deviling me in my own house.
Jewel Mayhew kendi evimde bile beni rahat bırakmıyor!
He's back deviling for his pupil master.
Hocasının ayak işlerini yapmaya gelmiş.