Our research group has the lead in this rapidly evolving scientific field.
Araştırma grubumuz bu hızla gelişen bilim alanında açıkça önde olmakta.
Body art is an evolving form of visual storytelling on the skin.
Vücut sanatı, deri üzerinde gelişen bir görsel hikâye anlatma biçimidir.
The legalized framework for digital currencies is evolving rapidly worldwide.
Dijital para birimlerine ilişkin yasal çerçeve dünya genelinde hızla gelişiyor.
The computing industry is rapidly evolving with new innovations every year.
Bilgi işlem sektörü, her yıl ortaya çıkan yeni yeniliklerle hızla gelişiyor.
Old traditions and modern technology coexist in this evolving society.
Bu gelişen toplumda eski gelenekler ile modern teknoloji yan yana varlığını sürdürüyor.
The artist planned an indefinite exhibition to showcase evolving works over time.
Sanatçı, zaman içinde gelişen işlerini sergilemek için ucu açık, süresiz bir sergi planladı.
The defence system needs continuous modernization to counter evolving threats.
Gelişen tehditlere karşı koymak için savunma sisteminin sürekli olarak modernize edilmesi gerekir.
This place is forever evolving and new places open up daily.
Bu bölge her geçen gün gelişiyor, yeni yerler açılıyor.
Digital technology, the internet, and social media are rapidly evolving.
Dijital teknoloji, internet sosyal medya, tıp çok hızlı gelişiyor.
She adjusted her personal brand to reflect her evolving career goals and skills.
Gelişen kariyer hedeflerini ve becerilerini yansıtacak şekilde kişisel markasını yeniden şekillendirdi.
On top of this, organizations must contend with evolving terrorism risks.
Buna ek olarak, örgütler gelişen terör riskleriyle mücadele etmelidir.
In an evolving cyber threat environment, there is no foolproof prevention approach.
Gelişen bir siber tehdit ortamında, kusursuz bir önleme yaklaşımı yoktur.
Health industries are evolving rapidly in the age of medical innovation.
Sağlık sektörü, tıbbi yenilikler çağında baş döndürücü bir hızla dönüşüyor.