Download for Windows Premium
Advertising
implicating
/'ɪmplɪkeɪtɪŋ/
Inflection of implicate
Definition
1. showing someone is involved in a crime 2. suggesting something indirectly... See more
suçlayan
töhmet altında bırakmak
suçladığı
suça karıştığını gösteren
dolaylı olarak belirten
imalı
suçluyor
Lorenzo'nun
Seems someone leaked some documents implicating them in some kind of cover-up, and they think it was us.
Görünüşe göre birileri bazı belgeleri sızdırmış onları bir tür örtbasla suçlayan ve bizim yaptığımızı düşünüyorlar.
And then wrote a letter implicating her husband?
Ve sonra kocasını suçlayan mektubu mu yazdı?
Without witnesses, implicating anyone will be nearly impossible.
Tanık olmadan birilerini töhmet altında bırakmak neredeyse imkansız.
And he's just given us this signed confession implicating that man!
Bize az önce yazılı itirafını verdi ve suçladığı kişi bu adam!
I have reason to believe the Cyprus audio implicating the target countries was fabricated.
Hedef ülkeleri suçlayan Kıbrıs kaydının... sahte olabileceği görünüyor.
The evidence implicating these countries is not clear, Mr Prescott. Far from it.
Bu ülkeleri suçlayan kanıt açık değil Bay Prescott, açıklıktan çok uzak.
So we got Kitty what's-her-face implicating Manson in the Hinman murder.
Elimizde Hinman cinayetinden Manson'u suçlayan Kitty var.
Despite swirling rumors implicating him, the player continued to perform strongly.
Hakkında ortalıkta dolaşan söylentilere rağmen, oyuncu sahadaki güçlü performansını sürdürdü.
He made an implicating statement that subtly accused his colleague of wrongdoing.
Çalışma arkadaşını usulsüzlükle üstü kapalı biçimde suçlayan imalı bir açıklama yaptı.
The implicating document was found hidden in an unusual place at the office.
Ofiste alışılmadık bir yerde bulunan o ima yüklü belge, herkesi işkillendirdi.
An implicating remark was dropped during the meeting, causing suspicion to grow.
Toplantı sırasında ortaya atılan imalı bir söz, şüphelerin iyice artmasına neden oldu.
Then someone leaked the paper information implicating the mayor in corruption.
Sonra birileri gazeteye belediye başkanının yolsuzluk yaptığına dair bilgi sızdırdı.
She wrote an implicating note that indirectly revealed the real situation at home.
Evdeki asıl durumu dolaylı biçimde ele veren imalı bir not yazdı.
No results found for this meaning.

Synonyms and analogies of "implicating" in English

Word & Expression of the day
Image of the day
ashtray: small container for cigarette ash and butts
Reveal the word
Advertising

Suggestions that contain implicating

Results: 254. Exact: 254. Elapsed time: 27 ms.

Word index: 1-300, 301-600, 601-900

Expression index: 1-400, 401-800, 801-1200

Phrase index: 1-400, 401-800, 801-1200