I'll have to download the footage first then commit another crime.
Önce bu kamera görüntüsünü indirip sonra da başka bir suç işlemek zorundayım.
I had no intention of helping him commit any crimes.
O'na herhangi bir suç işlemek için yardım etme niyetim yoktu.
Some criminals use offshore accounts to hide money and commit tax evasion.
Bazı suçlular, paralarını saklamak ve vergi kaçakçılığı yapmak için offshore hesaplar kullanıyor.
Criminals receive cruel sentences if they commit violent and severe crimes.
Şiddetli ve vahşi suçlar işleyen suçlular çok ağır cezalar alırlar.
Many young people commit an offence unknowingly due to lack of legal knowledge.
Birçok genç, hukuki bilgisi olmadığı için farkında olmadan suç işliyor.
Sometimes people commit an offence without realizing how serious it really is.
Bazen insanlar, yaptıklarının ne kadar ciddi olduğunu fark etmeden suç işliyor.
Leaders must court-martial members who commit serious offenses in service.
Komutanlar, görev sırasında ağır suç işleyen personeli askeri mahkemeye sevk etmek zorundadır.
They won't commit an offense or have an affair.
Onlar ne suç işlerler nede bir ilişkileri var.
If you breach this section you may commit a criminal offense.
Bu bölümü ihlal etmeniz halinde, bir suç işlemiş olabilirsiniz.
Eve is facing lifetime in prison for a crime she didn't commit.
Eve işlemediği bir suçtan ötürü ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.
Tom served three years in prison for a crime he didn't commit.
Tom işlemediği bir suç için hapishanede üç yıl hapis yattı.
We're here to save a life, not commit homicide.
Buraya bir hayat kurtarmaya geldik, cinayet işlemeye değil.
Lawfully convicted of a crime he did not commit.