Native tribes on the eastern coast speak their own languages.
Doğu kıyısındaki yerli kabileler kendi dillerini konuşurlar.
Native will remain patient till the age of nine.
Yaşlılık dokuz yaşına kadar yerli bir köpeğe gelecek.
Native solution for processing and editing video from Microsoft.
Microsoft'tan video işleme ve düzenleme için yerel çözüm.
So a Native Alter rescued the chief.
Demek amiri kurtaran yerel bir Alter.
Native species play a crucial role in maintaining the balance of their habitat.
Yerli türler, bulundukları yaşam alanının dengesini korumada hayati bir role sahiptir.
Native customs often involve specific clothing styles and patterns unique to the region.
Yerel adetler, çoğu zaman yöreye özgü kıyafet tarzlarını ve desenlerini de içerir.
Native species are often more resistant to local pests and diseases.
Yerli türler, çoğu zaman yöredeki zararlılara ve hastalıklara karşı daha dayanıklıdır.
Native peoples did not have the written word.
Yerli insanlar yazılı kelimelere sahip değildi.
Native peoples knew the bear by many names.
Yerli halklar ayıları birçok isimle biliyordu.
Native advertising is also one of the most effective tools for promoting goods.
Yerli reklamcılık, aynı zamanda, ürünleri tanıtmak için en etkili araçlardan biridir.
Native customs often include rituals passed down for many generations.
Yerel gelenekler çoğu zaman kuşaktan kuşağa aktarılan ritüelleri içerir.
Native screen capture is added by pressing home and power buttons simultaneously.
Yerli ekran yakalama aynı anda ev ve güç tuşlarına basarak eklenir.