Problems are easier to solve upstairs with a fresh perspective.
Taze bir bakış açısıyla bakınca, sorunları kafanda çözmek çok daha kolay olur.
Problems of working children, their causes and solutions are varying.
Çalışan çocukların sorunları, nedenleri ve çözüm yolları çeşitlilik içermektedir.
Problems at work seemed to multiply by the day last month.
Geçen ay işyerindeki sorunlar sanki her geçen gün katlanarak arttı.
Problems appear in some form or other in every project we tackle.
Ele aldığımız her projede, sorunlar bir şekilde mutlaka karşımıza çıkar.
Problems often become clearer when discussed calmly at the kitchen table.
Sorunları sakince mutfak masasında konuşunca çoğu zaman her şey daha netleşiyor.
Problems in the electrical system can cause multiple vehicle malfunctions.
Elektrik sistemindeki sorunlar, araçta birden fazla arızaya yol açabilir.
Problems often arise when communication breaks down between team members.
Ekip üyeleri arasındaki iletişim aksadığında sık sık sorunlar ortaya çıkar.
Problems come in all shapes and sizes, so solutions must be flexible too.
Sorunlar her türden olur, bu yüzden çözümler de esnek olmalıdır.
Problems within the family circle require honest communication to resolve conflicts.
Ailenin kendi içindeki sorunlar, çatışmaları çözmek için dürüst bir iletişim gerektirir.
Problems of the worst sort surfaced when the software failed during the big presentation.
Büyük sunum sırasında yazılım çökünce, ortaya en vahim türden sorunlar çıktı.
Problems began to cascade after the system update was installed.
Sistem güncellemesi yüklendikten sonra sorunlar peş peşe ortaya çıkmaya başladı.
Problems arise if a taxpayer delays the annual corporate tax payment.
Mükellef, yıllık kurumlar vergisi ödemesini geciktirirse çeşitli sorunlar ortaya çıkar.
Problems discovered on the drafting board helped prevent costly mistakes during development.
Taslak aşamasında fark edilen sorunlar, geliştirme sürecinde pahalı hataların önüne geçmeye yardımcı oldu.