He is profoundly aware of the challenges facing environmental protection today.
Günümüzde çevre korumanın karşı karşıya olduğu zorlukların son derece farkında.
Travelers should be aware of the risk of exposure to local diseases.
Seyahat edenler, yerel hastalıklara maruz kalma riskinin farkında olmalıdır.
She stayed vigilant, aware of every sound in the dark forest path.
Karanlık orman yolunda, her sesten haberdar olarak sürekli tetikte kaldı.
The rearview mirror helps drivers stay aware of their surroundings on the road.
Dikiz aynası, sürücülerin yoldaki çevresinden haberdar olmasına yardımcı olur.
The wake-up moment in the story encouraged readers to be more aware.
Hikâyedeki o kırılma anı, okurları daha bilinçli olmaya yönlendirdi.
Parents raise socially aware children by teaching empathy and respect at home.
Aileler, evde empati ve saygı aşılayarak sosyal açıdan bilinçli çocuklar yetiştirir.
The explorer stepped cautiously, aware of the treacherous ground beneath.
Kâşif, altında uzanan hain zeminin farkında olarak adımlarını dikkatle atıyordu.
It is important to be aware of your health and fitness levels regularly.
Sağlığının ve kondisyon seviyenin düzenli olarak farkında olman çok önemli.
The to one ear construction helps users stay aware of their environment.
Tek kulaklı yapı, kullanıcıların çevrelerinin farkında kalmasına yardımcı oluyor.
People in modern times are more aware of environmental issues than before.
Günümüzde insanlar, eskisine göre çevre sorunlarının çok daha fazla farkında.
The lightly armored mech advanced cautiously, aware of its limited protection.
Hafif zırhlı mekanik birlik, zayıf korumasının farkında olarak temkinli biçimde ilerledi.
Travelers to certain tropical regions should be aware of typhus risks.
Bazı tropikal bölgelere giden yolcular, tifüs risklerinin farkında olmalıdır.
She always tries to stay aware of the present moment during meditation sessions.
Meditasyon seanslarında her zaman anda kalmaya, o anın farkında olmaya çalışır.