Yıllarca dikkatli bir bütçe yapmanın ardından kredi sonunda tamamen kapatıldı.
The loan was finally repaid after several years of careful budgeting.
Dayanıklı metal aletlerin dövülmesi, dikkatli ısıtma ve çekiçleme gerektirir.
The forging of durable metal tools requires careful heating and hammering.
Sürücüler bu tür dondurucu soğuk havalarda yollarda çok dikkatli olmalı.
Drivers must be cautious on roads during bitter cold conditions.
Bu gece beklenen kar sağanağı sırasında yolcuların dikkatli olmaları istendi.
Travelers were advised to be cautious during the snow shower expected tonight.
Tören boyunca salonda dikkatli ve derin bir sessizlik hakim oldu.
During the ceremony, the room remained hushed and attentive.
Cilalama makinesini dikkatli kullanmak, hassas yüzeylerin zarar görmesini önler.
Careful handling of the polishing machine prevents damage to delicate surfaces.
Dar yerlere park ederken yan dikiz aynasını dikkatli kullanmak gerekir.
Parking in tight spaces requires careful use of the wing mirror.
Kendi işini yürütmek dikkatli planlama ve akıllı finansal kararlar gerektirir.
One's own business requires careful planning and smart financial decisions.
Hayatta kendi yolunu seçmek, dikkatli düşünmeyi ve cesareti gerektirir.
Choosing one's way in life requires careful thought and bravery.
Verilerdeki örüntü, dikkatli bir analizden sonra apaçık ortaya çıktı.
The pattern in the data was blindingly obvious after careful analysis.
Pilotlar, yüksek irtifalarda uçarken son derece dikkatli olmak zorundadır.
Pilots must be careful when flying at high altitudes or highness.
Şah damarının dikkatli incelenmesi, sorunun erkenden fark edilmesini sağladı.
Careful examination of the jugular vein helped detect the problem early.
İşin sırrını bulmak için dikkatli gözlem ve bolca pratik gerekir.
Finding the secret of the craft requires careful observation and practice.