The problem required finding an odd number that fits certain conditions.
Soruda, belirli koşulları sağlayan bir tek sayı bulmamız isteniyordu.
Each credit point corresponds to a certain number of study hours.
Her bir kredi, belirli sayıda çalışma saatine karşılık gelir.
By request, the library extends borrowing time for certain books.
İstek hâlinde, kütüphane bazı kitapların ödünç alma süresini uzatıyor.
An embargo on certain products was announced to pressure political change.
Siyasi değişim baskısı oluşturmak için bazı ürünlere ambargo ilan edildi.
The path leads at a certain place to a hidden waterfall.
Patika, belli bir noktadan sonra gizli bir şelaleye çıkar.
Wearing that luxury brand gives a certain cachet to your outfit.
O lüks markayı giymek, kıyafetine belli bir prestij kazandırıyor.
Genetically, some people are more predisposed to certain health conditions.
Genetik olarak bazı insanlar belirli sağlık sorunlarına daha yatkın oluyor.
The government offers benefits to those within a certain income bracket.
Devlet, belirli bir gelir grubunda bulunanlara çeşitli yardımlar sağlıyor.
In many countries, basic education is compulsory until a certain age.
Pek çok ülkede belirli bir yaşa kadar temel eğitim zorunludur.
Suppliers offered a price break after a certain quantity was ordered.
Tedarikçiler, belli bir miktarın üzerindeki siparişlere fiyat indirimi sundu.
He drinks coffee of a certain strength to stay alert through meetings.
Toplantılar boyunca uyanık kalabilmek için belli bir sertlikte kahve içiyor.
A certain amount of noise is unavoidable in a busy city environment.
Yoğun bir şehir ortamında belli bir düzeyde gürültü kaçınılmaz olur.
The policy will allow it under certain conditions to ensure fairness.
Politika, adaleti sağlamak için belirli koşullar altında buna izin veriyor.