We must handle the dismantled device carefully to avoid further damage.
Daha fazla hasar vermemek için sökülmüş cihazı dikkatlice ele almalıyız.
The player's energy bar decreased quickly after taking heavy damage.
Oyuncunun enerji çubuğu, ağır hasar aldıktan sonra hızla azaldı.
He needs to get it sorted before any further damage occurs.
Daha fazla zarar oluşmadan önce bu işi yoluna koyması gerekiyor.
We carefully stepped around the trampled grass to avoid further damage.
Daha fazla zarar vermemek için ezilen çimlerin etrafından dikkatle yürüdük.
The storm acts on coastal structures, leading to potential damage.
Fırtına, kıyı yapıları üzerinde etkili olarak hasara yol açabilir.
Blasting forces caused extensive damage to the bridge during the test.
Deneme sırasında köprüde büyük hasara yol açan patlayıcı kuvvetler oluştu.
Pain is felt quickly because the nerve ending senses damage instantly.
Hasarı sinir uçları anında algıladığı için acıyı çok çabuk hissederiz.
The landlord must compensate for the loss caused by property damage.
Ev sahibi, mülk hasarının yol açtığı kaybı karşılamak zorunda.
Delaying repairs could result in more costly damage to the vehicle.
Onarımları ertelemek, araçta çok daha pahalı hasarlara neden olabilir.
We chose stormproof curtains to protect the interior from storm damage.
Evin içini fırtına hasarından korumak için fırtınaya dayanıklı perdeler seçtik.
A burning skin sensation can be a symptom of nerve damage.
Yanan tarzda bir cilt hissi, sinir hasarının belirtisi olabilir.
Leaky piping can lead to water damage in ceilings and walls.
Sızdıran tesisat, tavan ve duvarlarda su hasarına yol açabilir.
Water damage to the basement was severe and costly to repair.
Bodrumdaki su hasarı çok ağırdı ve onarımı epey masraflı oldu.