They implemented a distributed database to improve access speed in different regions.
Farklı bölgelerde erişim hızını artırmak için dağıtık bir veritabanı kurdular.
A clear configuration plan is essential for deploying distributed computing systems.
Dağıtık bilişim sistemlerini devreye almak için net bir yapılandırma planı şarttır.
The volunteers distributed supplies all along the way to remote villages.
Gönüllüler, ücra köylere giden güzergâh boyunca ihtiyaç malzemeleri dağıttılar.
Aluminium foil helps to keep the heat evenly distributed while cooking.
Alüminyum folyo, pişirme sırasında ısının eşit dağılmasına yardımcı olur.
The company distributed demos to generate interest in their new product.
Şirket, yeni ürünlerine ilgi uyandırmak için demo sürümlerini dağıttı.
The distributed packets of information were handed out to every participant.
Hazırlanan bilgi paketleri, dağıtılarak her katılımcıya tek tek verildi.
The documented guidelines were distributed to all staff members for reference.
Hazırlanmış yazılı yönergeler, referans olması için tüm personele dağıtıldı.
Multiple replicated versions of the manuscript were distributed among the scholars.
El yazmasının birden fazla kopyalanmış versiyonu, alimler arasında dağıtıldı.
During the emergency, volunteers distributed tinned goods to affected families.
Acil durum sırasında gönüllüler, etkilenen ailelere konserve yiyecekler dağıttı.
During canvassing, volunteers distributed flyers explaining the candidate's platform.
Seçim çalışmaları sırasında gönüllüler, adayın programını anlatan broşürler dağıttı.
The store distributed a paper flier to announce its grand opening.
Mağaza, büyük açılışını duyurmak için kâğıt el ilanları dağıttı.
New textbooks are distributed each academic year to all students.
Her eğitim öğretim yılında tüm öğrencilere yeni ders kitapları dağıtılır.
The army distributed camouflage uniforms before the desert operation started.
Ordu, çöl harekâtı başlamadan önce birliklere kamuflaj üniformalar dağıttı.