If not treated quickly, the poison can paralyse all motor functions.
Hızla tedavi edilmezse, zehir tüm motor fonksiyonları felç edebilir.
Parsing functions play a crucial role in natural language processing.
Ayrıştırma fonksiyonları, doğal dil işlemede temel bir rol oynar.
Right mouse button functions vary depending on the active application.
Farenin sağ tuşunun işlevleri, açık olan uygulamaya göre değişir.
Digestion provides the body with vitamins and minerals needed for various functions.
Sindirim, vücudun çeşitli işlevleri için gereken vitamin ve mineralleri sağlar.
The teacher explained how computer code controls the functions of a device.
Öğretmen, bilgisayar kodunun bir cihazın işlevlerini nasıl yönettiğini anlattı.
The brain coordinates complex bodily functions to keep the body alive.
Beyin, vücudu hayatta tutmak için karmaşık vücut işlevlerini koordine eder.
In gaming, the right mouse button often controls secondary weapon functions.
Oyunlarda farenin sağ tuşu çoğu zaman ikincil silah işlevlerini kontrol eder.
Certain medications can influence specific bodily functions to promote healing.
Bazı ilaçlar, iyileşmeyi desteklemek için belirli vücut işlevlerini etkileyebilir.
The book of instructions contains diagrams that help explain complex device functions.
Kullanma kılavuzunda, cihazın karmaşık işlevlerini anlatmayı kolaylaştıran şemalar bulunuyor.
The body requires constant nourishment to maintain all its functions.
Vücut, tüm işlevlerini sürdürebilmek için sürekli besine ihtiyaç duyar.
The adaptive robot changed its functions to work efficiently in different factories.
Uyum sağlayabilen robot, farklı fabrikalarda verimli çalışabilmek için işlevlerini değiştirdi.
Neural networks are used in artificial intelligence to mimic brain functions.
Yapay zekâda, beyin işlevlerini taklit etmek için sinirsel ağlar kullanılır.
The developer organized functions inside the namespace for better clarity.
Geliştirici, daha anlaşılır olması için fonksiyonları ad alanının içinde düzenledi.