Download for Windows Premium
Publiciteit
in command
/ɪn kə'mænd/
Definitie
1. having control or authority over a group 2. confident and self-assured... See more
yetkili
sorumlu
kendine güvenen
komutada komutasında
komutayı
emrinde
komuta komutan komutanı
Stoick was the chief's son, so he was in command.
Stoick şefin oğluydu ve bu yüzden yetkili oydu.
Dennis, you're my second in command.
Dennis, benden sonra yetkili sensin.
That guy is the tactical officer in command.
O gördüğün adam sorumlu taktik şefi.
Until communication is restored, I suppose I am in command.
İletişim kurulana kadar yetkili benim galiba.
Dr. Embry is Graham's second in command.
Dr. Embry, Graham'dan sonra ikinci yetkili kişidir.
The pilot was skillfully in command, ensuring a safe landing.
Pilot, uçağı ustalıkla yönetiyor ve güvenli bir iniş sağlıyordu.
Being in command means making decisions that affect the entire group.
Komuta makamında olmak, tüm grubu etkileyecek kararlar vermek demektir.
The general will install the new officer in command tomorrow.
General, yarın yeni subayı birlik komutanı olarak göreve getirecek.
If anything happens to me, you're second in command.
Eğer bana bir şey olursa, ikinci komutan sensin.
My second in command had cuts and wounds all over his body.
İkinci adamımım vücudunun her yerinde kesikler ve yaralar vardı.
Well, you better become one because I need you in command.
Aslında öyle biri olsan iyi olur çünkü sana görevde ihtiyacım var.
I'm in command here and that's an order.
Burada emirleri ben veririm ve bu bir emirdir.
One of the decisions those of us in command have to make.
Komuta sahibi olanlardan birimizin alması gereken bir karar.
Er zijn geen resultaten gevonden voor deze term.

Uitdrukkingen met in command: voorbeelden en bijbehorende vertalingen in het Turks

Synoniemen voor in command in het Engels

Woord & uitdrukking van de dag
Afbeelding van de dag
handcuffs: metal rings for securing a person's wrists
Ontdek het woord
Publiciteit

Suggesties

Resultaten: 1127. Exact: 1127. Verstreken tijd: 96 ms.