The fallen power lines cut off the road, causing traffic chaos.
Devrilen elektrik hatları yolu kapattı ve trafikte kaosa yol açtı.
Electric power lines stretch across the highland to reach remote homes.
Uzak evlere ulaşmak için elektrik hatları yaylanın dört bir yanına uzanır.
His drawing included doubled lines to emphasize the shape and shadow.
Çiziminde, şekli ve gölgeyi vurgulamak için çift çizgiler kullandı.
Painter's tape is helpful to create clean lines on the surface.
Maskeleme bandı, yüzeyde tertemiz çizgiler elde etmeye yardımcı olur.
The costume looked futuristic with its sleek lines and glowing fabric.
Kostüm, sade çizgileri ve ışıldayan kumaşıyla oldukça futuristik duruyordu.
The therapist carefully examined the lines and texture of the palm.
Terapist, avuç içindeki çizgileri ve derinin dokusunu dikkatle inceledi.
Those laughter lines on her face made her look even more beautiful.
Yüzündeki o gülme çizgileri ona daha da fazla güzellik katıyordu.
New painted lines appeared clear against the blacktop in the parking area.
Otoparktaki yeni çizgiler, asfalt zeminin üzerinde çok net görünüyordu.
She drew geometric lines carefully to construct an accurate diagram.
Doğru bir şema oluşturmak için geometrik çizgileri büyük bir özenle çizdi.
The soprano range of the violin made it perfect for melodic lines.
Kemanın soprano tınısı, ezgisel hatları için onu çok uygun kılıyordu.
The architect sketched the curved lines using a sturdy pair of compasses.
Mimar, sağlam bir pergel kullanarak kavisli çizgileri taslak halinde çizdi.
The artist created a striking pattern using bold lines and shapes.
Sanatçı, kalın çizgiler ve şekiller kullanarak çarpıcı bir desen oluşturdu.
The teacher demonstrated how to hold the compass steady for smooth lines.
Öğretmen, düzgün çizgiler için pergelin nasıl sabit tutulacağını gösterdi.