The company tracks call history for quality control and training purposes.
Şirket, kalite kontrolü ve eğitim amacıyla arama geçmişini kaydediyor.
The workers follow the flow of production to ensure quality control.
İşçiler, kalite kontrolünü sağlamak için üretimin akışına göre ilerler.
A good night's rest depends on a quality sprung mattress.
İyi bir gece uykusu, kaliteli bir yaylı yatağa bağlıdır.
The yielding vines on the vineyard produced quality grapes for wine.
Bağdaki verimli asmalar, şarap yapımı için kaliteli üzümler verdi.
The price doesn't matter to him when quality is guaranteed.
Kalite garanti edildikten sonra fiyat onun için pek önemli değil.
The quality control department uses a measuring instrument for product inspection.
Kalite kontrol bölümü, ürünleri denetlemek için ölçüm cihazı kullanır.
With no comparison in quality, this brand leads the market.
Kaliteye bakılınca, bu marka rakipsiz ve pazara yön veriyor.
The encoding method applied here reduces file size without losing quality.
Burada uygulanan kodlama yöntemi, kaliteyi bozmadan dosya boyutunu küçültür.
A successful transplant greatly improved the recipient's quality of life.
Başarılı bir nakil, alıcının yaşam kalitesini büyük ölçüde artırdı.
The seal of quality helped increase the brand's reputation worldwide.
Kalite damgası, markanın dünya çapında itibarını artırmaya yardımcı oldu.
Their services earned a stamp of quality after passing stringent tests.
Hizmetleri, zorlu testlerden geçtikten sonra bir kalite damgası kazandı.
Surfaced issues are part of the quality control process in production.
Ortaya çıkan sorunlar, üretimdeki kalite kontrol sürecinin bir parçasıdır.
The manager focused on training staff to enhance table service quality.
Müdür, servis kalitesini yükseltmek için personelin eğitimine ağırlık verdi.