The charity sent postage prepaid donation request letters to all members.
Dernek, tüm üyelere gönderim ücreti önceden ödenmiş bağış talep mektupları yolladı.
There was an unfulfilled request that the team needed to prioritize immediately.
Ekibin hemen öncelik vermesi gereken, henüz karşılanmamış bir talep vardı.
An indirect request can often be more effective in sensitive situations.
Dolaylı bir istek, hassas durumlarda çoğu zaman daha etkili olabilir.
The letter contained an indirect request for financial support from the alumni.
Mektupta, mezunlardan maddi destek talep eden dolaylı bir istek bulunuyordu.
An indirect request can often be more polite than a direct command.
Dolaylı bir rica, çoğu zaman doğrudan bir emirden daha kibar olabilir.
The banker approved the large loan request from the corporate client.
Banka yöneticisi, kurumsal müşterinin yüksek tutarlı kredi talebini onayladı.
A repudiated verdict often leads to a request for a retrial.
Reddedilen bir hüküm çoğu zaman yeniden yargılama talebine yol açar.
The company strives to fulfil a request for customized orders efficiently.
Şirket, özel sipariş taleplerini etkin bir şekilde karşılamaya çalışıyor.
Their request for discussion opened up a productive dialogue among the members.
Onların görüşme talebi, üyeler arasında verimli bir diyalog başlattı.
The system waits for an input file to begin processing the request.
Sistem, isteği işlemeye başlamadan önce bir girdi dosyası bekler.
Her request was for a kitchen unit with plenty of lighting features.
Onun isteği, bol aydınlatma özelliği olan bir mutfak dolabıydı.
Faced with the request, she gave a quick denial without explanation.
Talep karşısında, hiçbir açıklama yapmadan anında olumsuz yanıt verdi.
The buyer provided a bank cheque to authorize the purchase request.
Alıcı, satın alma talebini onaylamak için bir banka çeki verdi.