The therapy sessions focused on building his sense of self and confidence.
Terapi seansları, onun benlik duygusunu ve özgüvenini güçlendirmeye odaklanıyordu.
She expressed her sense of self through unique fashion choices and creative hobbies.
Kendine özgü giyim tarzı ve yaratıcı uğraşlarıyla benlik duygusunu dışa vurdu.
A quick note to self can prevent forgetting important tasks.
Kısa bir kendime not, önemli işleri unutmanın önüne geçebilir.
The note to self helped me remember where I parked the car.
Arabayı nereye park ettiğimi hatırlamama, yazdığım kendime not yardımcı oldu.
Meditation can enhance your sense of self by promoting mindfulness and awareness.
Meditasyon, farkındalık ve bilinçlilik halini artırarak benlik duygunu güçlendirebilir.
This restaurant, once famous, is a shadow of its former self today.
Bir zamanlar ünlü olan bu restoran bugün eski benliğinin gölgesi.
Artistic activities nurture a sense of self by encouraging personal expression and creativity.
Sanatsal faaliyetler, kişisel ifade ve yaratıcılığı teşvik ederek benlik duygusunu besler.
The novel explores the protagonist's evolving sense of self amid challenging circumstances.
Roman, baş karakterin zorlu koşullar içindeki değişen benlik duygusunu ele alıyor.
Without a solid sense of self, individuals might struggle with fitting in socially.
Sağlam bir benlik duygusu olmadan, insanlar sosyal ortamlara uyum sağlamakta zorlanabilir.
He wrote a letter to his younger inner self offering reassurance and hope.
Küçükkenki iç benliğine, ona güven ve umut vermek için bir mektup yazdı.
Please send me a note to self when you finish the task.
Görevi bitirdiğinde bana kendime not olacak kısa bir mesaj gönder lütfen.
Traveling abroad can expand your sense of self by exposing you to different cultures.
Yurt dışına seyahat etmek, seni farklı kültürlerle tanıştırarak benlik duygunu genişletebilir.
She calls her best friend her second self because they think exactly alike.
En yakın arkadaşına, tıpatıp aynı düşündükleri için ikinci benliği diyor.