The artist sketched a polygonal shape to start her geometric drawing.
Sanatçı, geometrik çizimine başlamak için çokgen bir şekil karaladı.
The artist designed an articulated sculpture that changes shape with movement.
Sanatçı, hareket ettikçe şekil değiştiren mafsallı bir heykel tasarladı.
An angular shape can convey strength and stability in logos.
Köşeli bir form, logolarda güç ve sağlamlık duygusu verebilir.
The artist drew a beautiful curved shape for the sculpture.
Sanatçı, heykel için çok güzel, kıvrımlı bir form çizdi.
His bones are in decent shape, although some minor fractures remain.
Bazı küçük kırıklar olsa da kemikleri genel olarak iyi durumda.
His great shape allowed him to climb the mountain without much difficulty.
Çok iyi durumda olması, dağı fazla zorlanmadan tırmanmasını sağladı.
Every letter of the alphabet has a unique shape and sound.
Alfabedeki her harfin kendine özgü bir şekli ve sesi vardır.
In this sentence, each lower-case letter has a unique shape.
Bu cümledeki her küçük harfin kendine özgü bir şekli vardır.
A decent shape helps reduce the risk of many chronic diseases.
Formda olmak, birçok kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı olur.
His drawing included doubled lines to emphasize the shape and shadow.
Çiziminde, şekli ve gölgeyi vurgulamak için çift çizgiler kullandı.
He carefully pruned the bonsai tree to maintain its tiny shape.
Minik şeklini korumak için bonsai ağacını büyük bir özenle budadı.
The stiff cream held its shape perfectly on the dessert plate.
Katı krem şanti, tatlı tabağında şeklini mükemmel şekilde korudu.
He melted the wax carefully to create a unique candle shape.
Kendine özgü bir mum şekli vermek için mumu dikkatlice eritti.