All right, let's split up, Take a look around.
Pekala, ayrılalım, çevreye bir göz atalım.
I say we split up and ask around for a Leslie Summers.
Bence ayrılalım ve etrafta Leslie Summers'ı soralım.
Right, let's split up now and meet again in a month's time.
Pekala, şimdi dağılalım ve bir ay sonra tekrar görüşelim.
So we split up and investigate the buildings.
O zaman dağılalım, bu binaları araştıralım.
One fertilized egg may split up in to two or more embryos.
Döllenmiş yumurta daha sonra iki veya daha fazla embriyoya ayrılır.
Should say ex-wife; they split up two years ago.
Eski karısı demeliydim; iki yıl önce ayrıldılar.
It would be the best if we split up to find her quicker.
Onu daha çabuk bulmak için ayrılsak daha iyi olurdu.
His parents, split up right after it happened.
Anne ve babası olaydan hemen sonra ayrıldılar.
All right, gang, let's split up into teams of two.
Pekala millet, iki kişilik takımlara ayrılıyoruz.
Maybe we should split up, find the portal faster.
Belki de ayrılmalıyız, portal daha hızlı bulabilirsiniz.
A mate split up with her girlfriend and needs a little female company.
Arkadaşım sevgilisinden yeni ayrıldı ve bir kadına ihtiyacı var.
I think we should split up, cover more ground.
Bence ayrılmalıyız, daha çok yere bakarız.
Sergeant, take your men, split up, and search the surrounding corridors.
Çavuş, adamlarını al, dağılın ve etraftaki koridorları araştırın.