The foreign affairs team drafted a statement on the recent summit.
Dışişleri ekibi, son zirveyle ilgili bir açıklama taslağı hazırladı.
His official statement was filled with regret about rejecting the contract.
Yaptığı resmi açıklama, sözleşmeyi kabul edememekten duyulan üzüntüyle doluydu.
Writing a true statement is essential for maintaining integrity in reports.
Raporlarda dürüstlüğü korumak için gerçeğe uygun bir ifade yazmak şarttır.
He gave a detailed statement to clear his name with the community.
Toplumun gözünde adını temize çıkarmak için ayrıntılı bir ifade verdi.
Detectives found a false statement on the suspect's application form.
Dedektifler, şüphelinin başvuru formunda gerçeğe aykırı bir beyan tespit etti.
A false statement can lead to a loss of trust and credibility.
Gerçeğe aykırı bir beyan, güven ve itibar kaybına yol açabilir.
The accuser's statement helped the jury reach a verdict quickly.
Davacının ifadesi, jürinin hızlıca bir karara varmasına yardımcı oldu.
His shocking statement gave a buzz in the newsroom that morning.
Onun şok açıklaması o sabah haber merkezinde ortalıkta ses getirdi.
His blanket statement about small towns being boring offended many residents.
Küçük kasabaların sıkıcı olduğunu söyleyen genelleyici ifadesi birçok sakini kırdı.
Releasing that provocative statement would only fuel the flames of hostility.
O kışkırtıcı açıklamayı yayımlamak, husumetin ateşine sadece benzin dökecektir.
She had to revoke her previous statement after new evidence was found.
Yeni kanıtlar ortaya çıkınca önceki ifadesini geri almak zorunda kaldı.
The victim's statement helped identify the guilty party quickly.
Mağdurun ifadesi, suçlu tarafın hızla tespit edilmesine yardımcı oldu.
The closing statement clearly outlined the terms agreed upon by both parties.
Kapanış beyanı, tarafların üzerinde anlaştığı şartları açıkça ortaya koyuyordu.