Lining up trees along the avenue created a beautiful green corridor.
Caddenin kenarına sıralanan ağaçlar çok güzel bir yeşil koridor oluşturdu.
The landowner planted new trees to improve the landscape's beauty.
Arazi sahibi, manzaranın güzelliğini artırmak için yeni ağaçlar dikti.
The gardener's drone hovered closely to inspect the tall trees.
Bahçıvanın dronu, uzun ağaçları incelemek için iyice yakından süzüldü.
The uphill plot of land was perfect for planting fruit trees.
Yamaçtaki bu arsa, meyve ağaçları dikmek için çok uygundu.
They spotted an elf darting between the tall, whispering trees.
Uzun, fısıldayan ağaçların arasında hızla koşan bir elf gördüler.
Faintly, the wind whispered through the empty trees at night.
Gece olunca rüzgâr, ıssız ağaçların arasından hafifçe esip fısıldadı.
Wavy shadows from the trees stretched long in the evening light.
Ağaçların gölgeleri, akşam ışığında yere dalgalı bir şekilde uzanıyordu.
The cherry trees blossom beautifully every spring in the city park.
Şehir parkındaki kiraz ağaçları her bahar çok güzel çiçek açar.
Cutting down large trees is a hazardous activity needing expert skills.
Büyük ağaçları kesmek, uzmanlık gerektiren oldukça tehlikeli bir faaliyettir.
Neighbors pooled money to buy new trees for the empty park.
Komşular, boş parka yeni ağaçlar almak için para birleştirdi.
During the storm, many avian sought shelter under the dense trees.
Fırtına sırasında birçok kuş, sık ağaçların altında barınak aradı.
Many animals dwell in the forest, finding shelter among the trees.
Pek çok hayvan, ağaçların arasında barınak bularak ormanda yaşar.
The relentless wind howled through the trees, disturbing the peaceful night.
Dinmeyen rüzgâr ağaçların arasından uğuldadı, sakin geceyi altüst etti.