He kept talking aloud to himself while fixing the broken machine.
Bozuk makineyi tamir ederken kendi kendine durmadan yüksek sesle konuştu.
His attentive gaze followed every move the artist made while painting.
Dikkatli bakışları, ressamın resim yaparken attığı her adımı izliyordu.
I waited in line while the bank teller assisted another customer.
Banka gişe görevlisi başka bir müşteriye yardımcı olurken sırada bekledim.
Friends met and chatted while standing together in the beer line.
Arkadaşlar, bira kuyruğunda yan yana dururken buluşup sohbet ettiler.
The painter often sported a beret while working on his canvases.
Ressam, tuvalleri üzerinde çalışırken sık sık başına bere takardı.
Always bite down gently to avoid hurting your gums while chewing.
Çiğnerken diş etlerini incitmemek için her zaman dişlerini nazikçe sık.
I saw him wearing a leather bomber while riding his motorcycle.
Onu motosiklet sürerken deri bir bomber ceket giymiş halde gördüm.
The midwife wore a calm expression while assisting with the birth.
Ebe, doğuma yardım ederken yüzünde sakin bir ifade taşıyordu.
Learning this neat trick will help you save time while cooking.
Bu pratik numarayı öğrenmek, yemek yaparken sana zaman kazandırır.
He rented a house on hire while working in another country.
Başka bir ülkede çalışırken kalmak için kiralık bir ev tuttu.
An otter can hold its breath for several minutes while hunting.
Bir su samuru, avlanırken birkaç dakika boyunca nefesini tutabilir.
We enjoyed a cookie each while watching the movie at home.
Evde film izlerken kişi başı birer kurabiye yiyerek keyif yaptık.
Young children love feeding the chickens while standing outside the coop.
Küçük çocuklar, kümese dışarıdan durup tavuklara yem vermeye bayılır.