Geçen yıl bir senaryo sattın, be.
You sold a script last year, man.
Çetenin yeniden bir araya gelmesi çok iyi oldu be.
Boy, it's good to have the gang together again.
Çünkü senin ıstırabın benimkinden kat be kat daha derin.
Because your grief is just so much more profound than mine.
Bulaşık süngerini öyle pis bırakma be, dostum.
Don't let your dish sponges get so filthy, man.
Bunun yarısından bile haberin yok, be adam.
You don't know the half of it, buster.
Avusturya'nın kültürel etkisi ülkenin küçük boyutlarını kat be kat aşıyor.
Austria's cultural impact far exceeds the country's small size.
Tamam be, ben parayı getirirken sahneye çıkıp çalmaya başlayın.
Fine, now get up and start playing while I get the cash.
Hiçbir ressam be kadar tuhaf ve harika bir gezegen hayal edemez.
No painter trapped on Earth ever imagined a world so strange and lovely.
Biz biraz da şan olsun diye yaşarız be ağa.
We live also for the fame of it agha.
Yapma be dostum, ben zaten temsili yaşıyorum.
Come on, man, I'm living vicariously.
Kadın geleli sadece üç hafta oldu be.
She was only here for three weeks, people.
Utan be, çocuğun kafasına yama yaptın.
Shame, you put a patch on the boy's head.
Tamam be, elektrikli süpürgenin yerini bilmiyorum.
Okay, fine, I don't know where the vacuum is.