He bought a colorful sand timer to help his child learn about time.
Çocuğuna zamanı öğretmek için rengârenk bir kum saati satın aldı.
The chess timer shows how much thinking time each player has remaining.
Satranç saati, her oyuncunun düşünmek için ne kadar süresi kaldığını gösteriyor.
An onscreen timer displayed how long the cooking show segment would last.
Ekrandaki sayaç, yemek programı bölümünün ne kadar süreceğini gösteriyordu.
A gentle flip of the sand timer started the countdown for the baking challenge.
Kum saatini yumuşakça çevirince, pastacılık yarışması için geri sayım başladı.
A small sand timer sat on the desk to time coffee breaks.
Kahve molalarını ölçmek için masanın üzerinde küçük bir kum saati duruyordu.
Using a chess timer adds excitement and pressure to every move played.
Satranç saati kullanmak, yapılan her hamleye hem heyecan hem de baskı katar.
The classroom sand timer is used to limit discussion segments.
Sınıftaki kum saati, tartışma bölümlerini süreyle sınırlamak için kullanılıyor.
To win, managing the chess timer is almost as important as strategy.
Kazanmak için, satranç saatini iyi kullanmak neredeyse strateji kadar önemlidir.
At the tournament, every table was equipped with a chess timer for official use.
Turnuvada her masada resmi kullanım için bir satranç saati bulunuyordu.
The sand timer on the kitchen counter reminded her when to check the soup.
Mutfak tezgâhındaki kum saati, çorbayı ne zaman kontrol edeceğini ona hatırlatıyordu.
The classroom used a sand timer to keep recess short and fair.
Sınıfta teneffüsün kısa ve adil olmasını sağlamak için bir kum saati kullanılıyordu.
During the quiz, the sand timer helped us keep track of our answers.
Bilgi yarışması sırasında, cevaplarımızın süresini takip etmemize kum saati yardımcı oldu.
A digital chess timer helps ensure fair play in competitive games.
Dijital satranç saati, özellikle turnuva maçlarında adil oyun sağlanmasına yardımcı olur.