A thick cloud bank covered the mountain peaks early this morning.
Bu sabah erkenden kalın bir bulut tabakası dağ zirvelerini kaplamıştı.
The sun disappeared behind a dense cloud bank during the sunset.
Gün batımında güneş, yoğun bir bulut tabakasının arkasında kayboldu.
A thick dust cloud covered the desert road during the storm.
Fırtına sırasında kalın bir toz bulutu çöl yolunu tamamen kapladı.
Without hope, despair is the dark cloud that covers the heart.
Umut olmayınca, umutsuzluk kalbi kaplayan kara bir buluta dönüşür.
Children watched the dust cloud rise from the dry playground.
Çocuklar, kuru oyun alanından yükselen toz bulutunu merakla izlediler.
Memories of that night still hang over him like a dark cloud.
O gecenin anıları hâlâ kara bir bulut gibi tepesinde dolaşıyor.
The magician made a grand entrance in a cloud of colorful smoke.
Sihirbaz, renkli duman bulutu içinde gösterişli bir giriş yaptı.
A gaseous cloud enveloped the laboratory after the chemical reaction began.
Kimyasal reaksiyon başladıktan sonra laboratuvarı gaz hâlinde bir bulut kapladı.
The cloud service offers secure retrieval of encrypted data remotely.
Bulut hizmeti, şifrelenmiş verilere uzaktan güvenli erişim imkânı sunuyor.
The plane flew above a vast cloud bank stretching to the horizon.
Uçak ufka kadar uzanan geniş bir bulut tabakasının üzerinden uçtu.
The cloud bank stretched like a blanket, covering the entire countryside.
Bulut tabakası bir battaniye gibi uzanıp bütün kırsal alanı kapladı.
Winning the scholarship put her on cloud nine for the entire semester.
Bursu kazanmak, bütün dönem boyunca onu bulutların üzerine çıkardı.
The dark cloud brought a chilling wind that sent leaves swirling around.
Koyu bir bulut, etrafa yaprakları savuran ürpertici bir rüzgâr getirdi.