He can easily string together small objects to make a furry toy.
Peluş bir oyuncak yapmak için küçük nesneleri kolayca ipe dizebilir.
I use a special camera lens to magnify distant objects clearly.
Uzak nesneleri net görebilmek için özel bir kamera lensi kullanıyorum.
The artist's surreal painting featured melting clocks and floating objects.
Sanatçının sürreal tablosunda eriyen saatler ve havada asılı duran nesneler vardı.
Physicality makes the difference between virtual images and real-world objects.
Bedensellik, sanal görüntülerle gerçek dünyadaki nesneler arasındaki farkı ortaya koyar.
Size and weight of objects are inversely connected in this experiment.
Bu deneyde nesnelerin boyutu ile ağırlığı arasında ters bir bağlantı var.
Children love watching a disappearing trick that makes objects vanish suddenly.
Çocuklar, nesnelerin bir anda yok olduğu kaybolma numaralarını izlemeye bayılır.
When measuring objects, whole numbers give exact, round values.
Nesneleri ölçerken tam sayılar bize net ve yuvarlak değerler verir.
Wearing a blindfold mask, the participant guessed objects by touch only.
Göz bandı takan katılımcı, nesneleri sadece dokunarak tahmin etti.
Weaker magnetic attraction means the magnets will not hold heavy objects well.
Manyetik çekim zayıf olursa, mıknatıslar ağır nesneleri iyi tutamaz.
Keep the nearer objects in focus when adjusting the camera's settings.
Kameranın ayarlarını yaparken, sana daha yakın olan nesneleri net tut.
The suction cups create a strong sucking effect to hold objects firmly.
Vantuzlar, nesneleri sıkıca tutmak için güçlü bir emme etkisi oluşturur.
The third finger helps with gripping objects securely in the hand.
Orta parmak, eldeki nesneleri sağlam bir şekilde kavramaya yardımcı olur.
The device specializes in detecting metal objects buried beneath the soil.
Bu cihaz, toprağın altında gömülü metal nesneleri algılamaya özelleşmiştir.