She gave a simpler example to clarify the complicated theory.
Karmaşık teoriyi açıklığa kavuşturmak için daha basit bir örnek verdi.
They decided on a simpler approach to the project to save time.
Zaman kazanmak için projede daha basit bir yol izlemeye karar verdiler.
Even spacing in the sequence of numbers makes calculations simpler.
Sayı dizisindeki düzenli aralıklar, hesaplamaları daha kolay hale getiriyor.
She explained how adding a decimal number can be simpler than using fractions.
Ondalık sayı eklemenin, kesirlerle işlem yapmaktan daha kolay olabildiğini anlattı.
Taxes for a sole trader are simpler compared to other business structures.
Şahıs işletmesi için vergi işleri, diğer firma türlerine kıyasla daha basittir.
When asked directly, the truth is often simpler than expected.
İşin aslı, doğrudan sorulduğunda gerçek çoğu zaman beklenenden daha basittir.
This variation of the game has simpler rules for beginners.
Oyunun bu versiyonunda, yeni başlayanlar için kurallar daha basit.
Chemically, this process breaks down complex molecules into simpler ones.
Kimyasal olarak bu süreç, karmaşık molekülleri daha basit olanlara parçalar.
The billpaying process has become simpler with new mobile apps.
Yeni mobil uygulamalarla fatura ödeme süreci çok daha basit hale geldi.
With a pocket calculator, solving algebra problems becomes much simpler.
Küçük bir hesap makinesiyle cebir sorularını çözmek çok daha kolay hale geliyor.
A funnel can make transferring powders into bottles much simpler and faster.
Huni, tozları şişelere aktarmayı çok daha kolay ve hızlı hale getirebilir.
The guide helped us sum the complex topic into simpler terms.
Rehber, karmaşık konuyu daha basit terimlerle özetlememize yardımcı oldu.
In fermentation, enzymes break complex molecules into energy and simpler substances.
Mayalanma sürecinde enzimler, karmaşık molekülleri enerjiye ve daha basit maddelere dönüştürür.