There was much speculation about the reasons behind the company's abrupt closure.
Şirketin aniden kapanmasının ardındaki nedenlere dair pek çok spekülasyon vardı.
The overheated property market showed signs of excessive speculation and risk.
Aşırı ısınan konut piyasası, aşırı spekülasyon ve risk işaretleri vermeye başladı.
The manager's pronouncement ended all speculation about the policy.
Müdürün yaptığı açıklama, politika hakkındaki tüm söylentilere son verdi.
Media speculation played hell with the negotiations, making everyone suspicious and nervous.
Medya söylentileri, herkesi şüpheli ve gergin yaparak görüşmelerde ortalığı karıştırdı.
In this courtroom, his opinion is not considered speculation.
Bu mahkemede, onun görüşlerinin tahmin olduğu düşünülemez.
In these circumstances, any calculation can only be a speculation.
Bu tarz şartlarda, herhangi bir hesap sadece bir tahmin olabilir.
Her wealth increased because she mastered speculation in volatile foreign currencies.
Oynak yabancı para birimlerinde spekülasyonu iyi yönettiği için serveti katlandı.
Investors avoid speculation unless they can afford to lose their initial capital.
Yatırımcılar, başlangıç sermayelerini kaybetmeyi göze almadıkça spekülasyondan uzak dururlar.
Constant media speculation has fueled the flames of anxiety among investors worldwide.
Sürekli medya spekülasyonu, dünya çapındaki yatırımcıların kaygısının ateşine benzin döktü.
His no comment on the issue sparked widespread speculation among the public.
Konu hakkında hiçbir yorum yapmaması, halk arasında büyük spekülasyona yol açtı.
The scientist's speculation inspired new experiments despite lacking initial evidence.
Bilim insanının spekülasyonu, başlangıçta kanıt olmasa da yeni deneylere ilham verdi.
Some people criticize speculation for contributing to economic bubbles and crashes.
Bazı insanlar, ekonomik balonlara ve çöküşlere zemin hazırladığı için spekülasyonu eleştiriyor.
Idle speculation rarely solves problems; action based on facts is necessary.
Boş tahminler sorunları nadiren çözer; gerçeklere dayalı eylem gerekir.